BANNER HABER DETAY

MARMARA SİEGENER GALVANİZ
17.10.2018

Galvaniz sektöründe kriz 
fırsata döndürülebilir mi? 

 

Bünyamin HALAÇ
Marmara Siegener Galvaniz AŞ
Satış Pazarlama Koordinatörü
GALDER- Galvanizciler Derneği 
YK Üyesi-Tanıtım Komitesi Başkanı

 

 

 

Son 2 ayda yaşanılan kur yükselmelerine dayalı ekonomik olumsuzluklar ülkemizdeki tüm sektörleri etkiledi. Bu krizin yapısal özellikleri ve ekonomik analizleri ilgili kurum ve kişiler tarafından yapılıyor. Biz kendi sektörümüz açısından değerlendirme yapacak olursak neler söyleyebiliriz?
Öncelikle kısa geçmişimize bir bakacak olursak; Sıcak Daldırma Galvaniz sektörü, son 10 yılda ülke büyüme oranının üzerinde bir performans sergiledi. Bunun sebeplerini sıralamak gerekirse; Metal imalat işlerinin önceki yıllara göre daha yaygın kullanıma başlanılması, derneğimiz Galder’in çabalarıyla galvaniz konusunda olumlu algı yaratılması, devlet kurumları nezdinde yapılan başarılı çalışmalar (TSE, İskele Galvaniz standardı, Sağlık Bakanlığı ve ilgili müşavirliklerin sık sık ziyaret edilmesi, GES projelerinin takibi, üniversitelerle yapılan işbirlikleri vs.) sayılabilir. Tüm bunlar özellikle iç piyasalardaki talebi arttırdı.
Ülkemizdeki metal imalat sektörünün uygun makine ve kalite işçilik olanaklarına sahip olması, imalat işlerindeki adam saat maliyetlerimizin Avrupa ya göre düşük olması, Çin de küçülme politikası sonrası kapasite kullanım oranlarının azalması ve buna bağlı olarak işçilik ücretlerinin artması da iç piyasadaki ihracata yönelik metal imalat artışını destekledi. Bununla birleşen navlun bedellerinin yüksekliği ve lokasyon dezavantajı, metal işlerinde ülkemizi Çine karşı rekabette bir adım ileriye taşıdı. 
Özellikle 2017 yılında verilen teşviklerle Solar projelerinde inanılmaz bir artış yaşandı. Türkiye’nin 2016 yılına kadar olan kurulu GES gücünün yaklaşık 4 katı ( 3000 mW ) bir yılda yapıldı. Solar alt montaj konstrüksiyonlarının galvanizli olması şartı sebebiyle tüm sektöre sadece solar projelerinden dolayı 180-200 bin ton galvanizleme yapıldı. Bu sektöre ciddi bir ivme kazandırdı. Ama sonrası gelişmelere bakıldığından bazı sorunları da beraberinde getirdiği görüldü. Öncelikle kapasite kullanımı farklı yöntemlerle arttı, bazı firmalar ilave yatırım yaptı, bazı yeni galvaniz tesisleri kuruldu. Bu yüksek kapasite kullanımına alışan sektör firmaları, 2017 sonunda teşviğin kaldırılması ile oluşan daralma da ciddi sıkıntılar yaşamaya başladılar. Solar projeleri birden bıçak gibi kesildi, çok az solar firması bu duruma ayak uydurabildi. Pek çok firma zora girdi. Öte yandan ülke çapında başta inşaat olmak üzere bazı büyük projelerin bitmesi alt yapı ve üst yapı işlerinin azalması sebebiyle 2018 yılı başından itibaren zaten pek çok firma tonajları aşağılara düşmüştü. Atıl kapasiteler oluştu. Yaz ayları bu şekilde başa baş geçirildi. Bu tespitleri bahar aylarında da yapmıştık ve o denem yazılarımızla özellikle tasarruf tedbirlerine gidilmesi konusunda görüşlerimiz beyan etmiştik. Tüm bunların üstüne son yaşanan kur yükselmesi sektöre bir yük daha getirdi. Pek çok firma vardiya düşürerek kendi tedbirlerini almaya çalıştı.
Peki bu durumda ne yapmak lazım. Buradan sektörümüze bir fırsat çıkar mı? Çıkar elbet. Öncelikle son 1-2 yıldır sektörde yaşanan hareketlilik firmaların daha hızlı hareket etme, önlem alma, aksiyon oluşturma yeteneklerini arttırdı. Daha esnek ve hızlı kararlar alınabiliyor. Konjonktürü iyi okuyan galvaniz firmaları bu krizi fırsata çevirebilir. Öncelikle hep söylediğimiz iktisadi tedbirler birinci planda olmalı. Çünkü sektörümüzün en büyük gideri maliyetlerimizin %55-60’ını oluşturan çinko. Çinko sarfiyatı ve tüketiminin kontrol altında tutulması firmalara kazanç sağlayabilir. Yukarıda yazılan bu son krizler galvanizci firmaları çinko sarfiyatına yoğunlaşmasını sağladı. Bunun için alınan aksiyonlar (proseslerde yapılan iyileştirmeler, verimli satınalma operasyonları, efektif çinko atığı) yönetimi maliyet/kar rasyosuna ciddi katkı sağlayacaktır. Diğer kalemlerdeki tedbirlerle birleştiğinde son yaşanan krizler galvaniz firmalarını daha prodüktif hale getirmiştir ya da getirecektir. (Hala bu durumlardan çıkarım yapabiliyorsa firmalar tabi ki) 
Tüm prosesleri kabaca üretim-satış olarak iki ye ayırırsak, üretim ayağındaki tehdit ve fırsatları yukarıda yazdık.

Peki satış kanadında ne yapmak lazım? 
Yukarıda yazılan durum tespitinden de anlaşılacağı üzere ilk yapılacak şey dış piyasalara açılmak olmalı. Kur farkından dolayı yurtdışı imalat işleri artacaktır. Galvanizciler bu yönde imalata da girebilir, partnerler aracılığıyla da bu açılımı yapabilirler. Yani bir şekilde mevcut pastayı korumak lazım… Bunun için de meslektaş galvanizcilerin mevcut müşterilerine gitmektense yeni pazarlar ve yeni müşteriler bulunması lazım. Ki mevcut bir galvanizcinin mevcut müşterisine gitmek pastayı büyütmediği gibi aksine düşen fiyatlar sebebiyle karlılığı yok edecektir. Yurtdışı odaklı çalışmak, ülke, sektör ve firma bazında her anlamda katkı sağlayacak bir aksiyon olacaktır. Ayrıca bu ilişkiler sonunda yurtdışı firmalarının yüksek kalite talepleri gereği firmaların kalite anlayışı da yükselecektir. Bu –kalite odaklı- gidişata uyum sağlayamayan firmaları da maalesef bir hüsran bekliyor olabilir. 
Tüm firmalar SWOT analizlerini önlerine koyup, özellikle fırsat ve tehditleri doğru tespit edip hızlı ve doğru kararlarla bu krizden en az yara alarak, hatta belki fayda sağlayarak çıkabilir. Sektörümüz bu güce sahiptir. 



  FUAR TAKVİMİ