BANNER HABER DETAY

Marmara Siegener Galvaniz
15.12.2020

Pandemi, hayatın tüm alanını etkilemeye devam ediyor. Galvaniz sektörü bu süreci nasıl geçiriyor? Marmara Siegener Galvaniz AŞ Pazarlama Satış Koordinatörü ve GALDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Tanıtım Komitesi Başkanı Bünyamin Halaç ile konuştuk.

Marmara Siegener Galvaniz’i kısaca tanıtabilir misiniz?
2003 yılında İzmit fabrikasında ticari hayatına başlayan Marmara Galvaniz, 2008 yılında Avrupa’nın en saygın galvanizleme şirketlerinden, 100 yılı aşkın geçmişi olan Siegener Verzinkerei Holding GmbH ile ortaklığa imza attı. Bu güçlü ortaklığın getirdiği sinerji ile 2011 yılında Dilovası İMES OSB ‘de Türkiye’nin en büyük galvaniz tesisi yatırımı gerçekleşti. (16 mt.) Ardından 2016 yılı Eylül ayında Velimeşe- Tekirdağ’da 3.tesisimiz faaliyete başladı.
Bugün 3 fabrikasıyla 7/24 hizmet veren firmamız Marmara Siegener Galvaniz AŞ, yılda 150 bin ton galvanizleme kapasitesiyle, demir ve çeliğin paslanmaya karşı korunması, daha uzun ömürlü olması için çalışıyor, ülke ekonomisine ve çevrenin korunmasına katkı sağlıyor.
3 tesisimizde, yaklaşık 250 çalışanımızla sadece “Sıcak Daldırma Galvanizleme” hizmeti vermekteyiz. Herhangi bir metal imalatımız yok. Bu da bize müşterilerimize rakip olmadan daha kaliteli ve hızlı hizmet vermemizi sağlıyor. Ülkemizde bu şekilde 3 tesisi olup sadece fason çalışan tek firmayız. 

Firmanız açısından 2020 nasıl bir yıl olarak geride kalacak, 2021 yılına ilişkin plan ve hedefleriniz nelerdir?
2019 yılı malum seçimlerle geçen bir yıl oldu. 2018’de yaşanan kur krizinin etkisiyle geçen yılın 2. Döneminde toparlanma başladı. Karlılık ve verimliliğe istenilen ölçüde yansımasa da ciromuzu bir önceki yıla göre %10 artış ile kapattık. 3 tesiste 60 bin tonun üzerinde galvanizleme hizmeti verdik.  2019 yılının daha çalkantılı geçmesinden sonra iç ve dış ekonomik ve siyasi gelişmelerin daha az olumsuz etkisinin olacağı varsayımıyla 2020 yılına girdik. Fakat bu sefer de global ekonomiyi ciddi anlamda olumsuz etkileyen pandemi sorunuyla karşılaştık. Bu yıl ki hedefimiz bir önceki yıl ile aynı kalabilmek... Yine 3 tesiste 60 bin ton galvanizleme yapmayı planlıyoruz. Yeni yatırım planımız yok. Maliyet odaklı çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Hammadde sarfiyatı ve adam- saat maliyetlerimizi düşürdük. Son 3 yılda yurtdışına iş yapan ciddi, kurumsal firmalarla daha yoğun çalışmaya başladık. Bu da finansal sağlamlık ve verimliliğimizin artması anlamında bize çok şey sağladı. Kalite anlayışımızı yükseltti.
2021 yılı için son 2 yıla göre daha iyimser planlarımız ve beklentimiz var. Artık genel kanı ve yapılan tıbbi araştırmalar, aşının bulunması vs. ile pandemi sürecinin 2021 yılının ilk yarısında etkisinin azalacağını öngörüyoruz. Bu da küresel ekonomi ve dolayısıyla hem ülkemize özel de de sektörümüze olumlu katkı sağlayacak diye umuyoruz. 

Çalışma alanınız, bölge ve sektörler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Biz direk yurtdışına satış yapmıyoruz. Metal imalat ve ürünümüz yok. Fakat dolaylı ihracata çok katkımız var.  Son 3 yıla baktığımızda müşterilerimizin yurtdışına gönderdiği malzemelerin toplam yaptığımız tonaja oranları 2017 yılında %40 iç piyasa %60 yurtdışı iken bu yıl itibariyle bu oran %20 iç piyasa %80 yurtdışı şeklindedir. Bu da ülkemiz, sektörümüz ve firmamız adına gurur duyduğumuz bir tablo. Türkiye’de yapılan Galvaniz hizmetleri artık tüm dünya da kabul görüyor. Özellikle MENA bölgesi, Avrupa ve son yıllarda Amerika’ya çok ciddi galvanizli metal ürünler ihraç ediliyor. Bunlar genelde sürekli formla yapılamayan Boru, Profil, Köşebent, İnşaat demiri, Lama vb. malzemelerden oluşuyor. Birde yine son 3-4 yıldır çok ciddi anlamda yurtdışına Solar Enerji taşıyıcı konstrüksiyonları gönderiliyor. Burada ülkemizde bu işi anahtar teslim yapan iyi firmaların varlığı önemli. Solar Enerji müteahhitleri bu konuda dünya ile ciddi rekabet ediyorlar. Türk firma ve ürünleri artık öncelikli olarak tercih edilmeye başlandı. 

Küresel ölçekteki ekonomik durgunluğa sebep olan Koronavirüs (COVID-19) salgınının firmanıza ve sektörünüze yönelik etkilerinden ve bu salgına yönelik tedbirlerinizden bahseder misiniz?
Pandemi sürecinde genel ekonomi olumsuz etkilenmesine rağmen, galvanizleme sektörü bu süreçten çok olumsuz etkilenmedi. Metal sektöründe ciddi rakibimiz olan Çin ve Uzakdoğu ile rekabet şansımız arttı. Çin, Batı’nın tedarik zincirinden koptu. Çin’in nispeten geri çekilmesi ile oluşan boşluğu Türk Metal Sektörü doldurdu. Demir Çelik üretimi hızını hiç kesmedi. Genel anlamda Batı’nın metal ürünlerimize olan talep artışıyla birlikte galvanize dayalı metal imalat ürünleri için de tercihleri ülkemizden yana oldu. Türkiye’deki metal imalatçıları (dolayısıyla Galvanizcileri) ile ilk defa çalışma şansı bulan yabancı firmalar memnuniyetle çalışmalarını ülkemize çevirdiler. Türk firmaları ise bunu fırsata çevirmeyi bildi. Biz de MSG  olarak pandemi sürecinde ağırlıklı olarak yurtdışına hiç kesintisiz çalıştık. 

Faaliyet alanınız itibarıyla temel sorunlarınız hakkında değerlendirme yapar mısınız?
Sektörümüzün en büyük sıkıntısı, maliyetlerimizin %50!sini oluşturan çinkonun yurtdışından temin ediliyor olması. Ama bu konuda da 2 ciddi yatırım yapıldı ülkemizde. Bunlardan biri Kayseri’de külçe çinko üretimi ve satışına başladı. Bu sektörümüz adına çok sevindirici bir gelişme. Artık külçe çinko yerli malı olarak kullanılabilecek. Bunun sektöre ve ülkemize büyük katkısı olacak

Son olarak eklemek istediğiniz konular varsa belirtebilirsiniz… 
Ülkemizde galvaniz sektörü özellikle son 10 yıldır iyi bir ivme ile yükseliyor. Bunda benim de tanıtım komitesi başkanlığını yürüttüğüm Derneğimiz GALDER’in çalışmalarının katkısı çok büyük. (www.galder.org.tr) Bu çalışmalar sonucu ilgili devlet dairelerinde Sıcak Daldırma Galvaniz’in bir takım şartnamelere girmesi sektörün büyümesine çok olumlu katkı sağlıyor.(İnşaat iskeleleri vs.)  Galvanizin farkındalığı gün gün artıyor. SDG dünyada korozyonu önlemek için yaklaşık 150 yıldır kullanılan bilinen en ekonomik ve çevreci yöntem. 
Korozyon Kontrol Standartları ve Belgelendirme Birliği olan NACE International’ın 2018’de yaptığı 2 yıllık küresel bir araştırmaya dayanarak yayınladığı raporda, yıllık küresel korozyon maliyetinin 3,1 trilyon $ olduğu ve bunun dünya genelinde gayri safi milli hasılatın kabaca %3.5’ine denk geldiği belirtilmiştir. Türkiye’de bu oranın %4 seviyesinde olduğu öngörülmektedir. Her yıl milyarlarca dolar korozyona feda olduğu düşünülürse sektörün önemi bir kez daha anlaşılıyor. Bu farkındalığı arttırmak ve ülke ekonomisine katkı sağlamak için MSG ve GALDER olarak elimizden geleni yapacağız. 



  FUAR TAKVİMİ