BANNER HABER DETAY

İSO 500
13.06.2018

İsdemir 7, Erdemir 8, İçdaş 9. sırada yer aldı

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1968 yılından bu yana aralıksız gerçekleştirdiği ve sektör için en değerli verileri oluşturan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2017” araştırmasının sonuçları açıklandı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasına göre, 2017 yılında sanayinin zirvesinde 51,1 milyar TL’lik üretimden satışları ile yine TÜPRAŞ yer aldı. İSO 500’ün üretimden satışlarının 2016’da yüzde 6,7’sini gerçekleştiren TÜPRAŞ, 2017 yılında ise bu oranı yüzde 7,8’e yükseltti. Ford Otomotiv 22,7 milyar TL’lik üretimden satışlarıyla ikinciliği korurken, üçüncü ise2016 yılına göre üç basamak yükselen 17,8 milyar TL üretimden satışlarıyla Toyota Otomotiv oldu.
Reel ekonominin mevcut durumunu ve yaşadığı sorunları ortaya çıkarması bakımından önem taşıyan araştırmaya göre, İSO 500’ün üretimden satışları 2017 yılında yüzde 33,2 artışla 490 milyar TL’den 653 milyar TL’ye çıkarak yüksek bir büyüme performansı gösterdi. Son üç yıldır İSO 500’ün üretimden satışlarında görülen zayıf büyüme, 2017 yılında yüzde 19’luk oranla yerini reel büyümeye bıraktı. Satışlardaki artışta iç ve dış talepteki büyümenin yanı sıra ihracat gelirlerinde etkili olan döviz kurlarındaki artış rol oynadı. Gerçekleşen büyüme oranı da İSO 500’de son 13 yılın en yüksek büyümesi olarak dikkat çekti.
İSO 500’ün ihracatı da yüzde 17 büyüyerek 64,5 milyar dolara yükseldi. Türkiye ihracat artışının üzerinde bir performans sergileyen İSO 500, 2017 yılında Türkiye ihracatının yüzde 41,1’ini ve sanayi ihracatının da yüzde 42,8’ini gerçekleştirdi.
Ağırlıklı olarak otomotiv ve demir çelik şirketlerinin yer aldığı İSO 500 Büyük’ün ilk 10 şirketinin toplam üretimden satışlar içinden aldığı pay 2016 yılında yüzde 25 iken, 2017 yılında yüzde 26,7’ye yükseldi.

Finansman giderleri yüzde 21,3 arttı
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın konu ile ilgili değerlendirmeler şöyle: “2017 yılında İSO 500’ün faaliyet karı oranı yüzde 9,6 olarak hesaplanmıştır. 2016 yılında yüzde 9,4 olan orana göre faaliyet karlılığında yine sınırlı bir iyileşme yaşanmıştır. Toplam faaliyet karı mutlak büyüklüğü ise 2016 yılında 52,4 milyar TL iken, 2017 yılında 70,6 milyar TL’ye yükselmiştir. Finansman giderleri 2017 yılında yüzde 21,3 oranında artarak 29 milyar TL’den 35,2 milyar TL’ye yükselmiştir. Finansman giderlerinin net satışlara oranı yüzde 5,2’den yüzde 4,8’e gerilese bile görüldüğü gibi sanayici esas faaliyetinden kazandığının yarısını finansman gideri olarak ödemeye devam etmektedir.

2017 yılında İSO 500’ün FAVÖK mutlak büyüklüğü yüzde 24,4 artarak 94,7 milyar TL’ye yükselmiştir. Benzer şekilde vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamı da 2017’de yüzde 40,7 artışla 53,1 milyar TL’ye çıkmıştır. Finansman giderleri sanayi firmalarının karlılıklarında temel belirleyici olmayı 2017 yılında da sürdürmüştür. İSO 500 2016’nın ardından 2017 yılında da finansman maliyetlerini daha etkin yönetmiştir. Sanayi firmaları 2017 yılında elde ettikleri faaliyet karının daha düşük bir bölümünü finansman giderlerine ayırmıştır. Buna rağmen sanayinin mevcut mali yapısı içinde faiz ve kur dalgalanmaları sanayi sektöründe karlılığı ve sermaye birikimini etkilemeye devam etmektedir.2017 yılında daha uygun mali koşulları yaratma başarısını gösteren sanayicilerimizin maalesef finansman cenderesinden hala kurtulamadığını görmekteyiz. Son yıllardaki en iyi senesinde bile sanayicilerimiz, faaliyet karının yarısını finansman gideri olarak kaybetmeye devam etmiştir.
35 milyar TL finansman giderine ayrıldı
Baktığımızda 2016 yılında 52 milyarlık faaliyet karının, 29 milyar liralık kısmını, yani yüzde 55,4’ünü finansman giderine ayırmak zorunda kalan sanayicilerimiz, 2017 yılında da 70 milyar TL’lik faaliyet karının yüzde 49,8’ini, yani 35 milyar TL’sini finansman giderine ayırmak zorunda kalmıştır. Finansal göstergeler içinde borçlanma ile özkaynakların dağılımını yansıtan kaynak yapısı, kuruluşların finansal yapılarını ortaya koyan en önemli göstergelerin başında gelmektedir.
Özellikle son yıllarda küresel borçlanma olanaklarının bollaşması ve ucuzlaması ile birlikte Türk özel sektör firmalarının borçlanma eğilimi daha da kuvvetlenmiştir. Döviz kurlarındaki yükselişe, uluslararası finansman maliyetlerindeki artışa ve TL faiz oranlarındaki sıçramaya rağmen borçlanma eğilimi özellikle Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı kredi kullanım olanaklarının genişlemesiyle birlikte 2017 yılında da sürmüştür. Özkaynak finansmanı ise sınırlı kalmaya devam etmektedir.
İSO 500’de bu dengenin özkaynaklar aleyhine bozulma eğiliminde olduğunu görüyoruz. 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nda toplam borçların payı 2017 yılında 1 puan daha artarak yüzde 62,9’a yükselirken, özkaynakların payı ise yüzde 37,1’e gerilemiştir. Gerçi bu kaldıraç oranları, dünya örnekleri ile karşılaştırıldığında 65/35 bandıyla benzer bir kaynak yapısına işaret etse de, ülkemizde borçlanma maliyetlerinin yüksekliği sanayicimizin rekabet gücünü diğer ülkelere göre finansman açısından olumsuz etkilemektedir.
2017 yılında İSO 500’ün mali borçları yüzde 17,1 artış göstererek 243 milyar TL’ye yükselmiştir. Bu artış geçen yıla göre biraz daha yavaşlamış olsa da reel olarak büyüme eğilimini sürdürmüştür. Ancak daha önemli olan bir gösterge, borçlanmanın vade yapısında karşımıza çıkmaktadır.

 



  FUAR TAKVİMİ