21 Nisan 2021 Çarşamba

Seykoç Alüminyum, yeni yatırımlarıyla 2021 de küresel servis merkezine dönüşecek

Seykoç Şirketler Grubu’nun bünyesinde bulunan Seykoç Alüminyum, 2000‘li yılların başından bu yana hizmet veriyor. O dönemde sektörde alaşımlı alüminyum konusunda teknik yetersizlik ve ciddi bilgi eksikliğini gidermek amacıyla öncelikle metalürji ve malzeme mühendisi ekibi kurarak sektöre akademik destek sağladı. Firma bugün Kocaeli ve Ankara’da 3 fabrikayla faaliyet gösteriyor ve Türkiye’nin her bölgesinden müşterilerine, kurduğu şube ve mağazalarıyla üst düzey hizmet sunuyor.  Seykoç Şirketler Grubu kurucusu Murat Çığlı ile firmaları, pandemi süreci ve önümüzdeki dönemle ilgili hedefleri hakkında konuştuk.

Firmanız ve ürün gruplarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Seykoç Alüminyum olarak, Türkiye’de temininde güçlük çekilen yüksek mukavemet ve işlenebilirlik özelliği gerektiren 2xxx, 5xxx, 6xxx, 7xxx serisi alaşımlı alüminyum ürünleri stoklarımızda bulunduruyoruz. Savunma, havacılık, otomotiv, raylı sistemler, kalıp, makine, gemi ve yat, elektrik, enerji, elektromekanik, medikal ve tanker/silobas sektörüne hizmet sunuyoruz. Ayrıca, CNC, su jeti ve router hizmetleri başta olmak üzere, talaşlı üretim faaliyetlerimizle yine aynı sektörlere hizmet sağlıyoruz.

Önümüzdeki süreçte yeni tesis yatımınız olacak. Yeni tesisinizde hangi faaliyetler gerçekleşecek?
Öncelikle şunu ifade etmeliyim, yeni yatırımlarımızla küresel bir servis merkezi haline dönüşmeyi hedefliyoruz. Sektörümüze birçok alanda farklılık getireceğini düşündüğümüz yatırım detaylarını zamanı geldikçe açıklayacağız. Genel olarak ifade etmek gerekirse 
kuracağımız yeni yapıda; ürün tedariği dışında dövme, ekstrüzyon ve otomotiv sektörü için dilme ve boy açma işlemleri yapacağız. Bu işlemleri yapabilmek için toplamda 100 bin metrekare kapalı alanı olan kompleksleri, 2023’te tamamlamayı planlıyoruz. 

Dünya zorlu bir süreçten geçiyor. Firma olarak pandemi sürecini nasıl yönettiniz? 
Çalışanlarının sağlığına her koşulda öncelik veren bir Grup olarak, koronavirüsün Türkiye’de görüldüğü ilk günden itibaren bir dizi önlem paketini hayata geçirdik. Paket kapsamında yer alan maddeleri tek tek sıralamak gerekirse;
• İlk vakanın görülmesinden sonra şirketlerimizde hızlıca ateş ölçümü yapılmaya başlandı. 
•Kronik rahatsızlığı olan personellerimizi evlerine gönderdik.
•Bulaş riskini azaltmak için vardiyalarımız yarıya düşürüldü.
•Fabrika sahası, ofisler, ortak alanlar, şirket ve servis araçları, periyodik aralıklarla dezenfekte edildi ve hala bu işlem devam ediyor.
•Kalabalık ofislerimiz çok olmamasına rağmen, 3 kişi ve üzeri aynı ofiste çalışan personelimizin dönüşümlü olarak evden/uzaktan çalışması kararını aldık. 
•Tüm çalışanlarımızın müşteri ziyaretleri ile yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerini geçici bir süre askıya aldık.
•Toplantı ve eğitimlerimizi dijital sistemler üzerinden, online yapmaya başladık. 
•Belirli periyotlarda çalışanlarımıza, antikor testi yaptırdık.
•Yemekhane ve soyunma odaları başta olmak üzere, sosyal alanlarımızda özel tedbirler aldık.
•Son olarak HES Kodu uygulamasını devreye aldık.

Bu şartları dikkate alarak, müşterilerimizin taleplerini en iyi şekilde karşılamaya çalıştık. Hatta bu dönemde sokağa çıkma yasaklarının olduğu zamanda, yerli solunum cihazının üretimi için gerekli olan alüminyum ham maddenin tedarikini sağladık. Bu da bizim ayrıca bir gurur kaynağı oldu. 

Son yıllarda sıkça telaffuz edilen üniversite-sanayi işbirliği konusunda Seykoç Şirketler Grubu ne tür çalışmalar yürütüyor?
Sizlerin de bildiği gibi bulunduğumuz yüzyıl, bilgi çağı olarak tanımlanıyor. Sanayicilerin daha çok yeni  bilgiye, üniversitelerin  de deneyimlemeye  ihtiyacı var. Aslında üniversite-sanayi işbirliğinin en önemli amacı;  üniversitelerde elde edilen teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürebilmektir. Sanayici- üniversite işbirliğini şöyle de örnekleyebiliriz: 
Düşünün, elinizde bir yemek tarifi ve gerekli  malzemeler var. O malzemeler  ile hangi yemeğin yapılacağını biliyorsunuz. Ama şu ana  kadar hiç yemek yapmadınız ve hiç  mutfağa da girmediniz. Aslında biraz da öyle... Üniversite-sanayi işbirliğinde, mühendis adaylarımızı ya da mühendislerimizi, mutfakta görmek istiyoruz. Bizim onlardan, onların da bizden karşılıklı fayda sağlayacağı  düşüncesindeyiz. Her iki tarafın da kazandığı, dolayısıyla ülkemizin kazandığı bir uygulama olarak, üniversite- sanayi işbirliğinin kazanımlarına inanıyoruz.  

Seykoç Alüminyum Akademi Projesi üniversite- sanayi işbirliğine nasıl bir farklılık getirdi? Akademide ne tür çalışmalar yürütülüyor? 
Bu işbirliği sadece bizim bulunduğumuz sektörde değil, tüm sektörler için bir ihtiyaç oldu. Sürekli ve hızlı yenilenen bilgi çağında olduğumuzdan bu bilgiye erişebilmenin en akılcı yolunun, üniversiteler ile işbirliği yapmak olduğuna inanıyoruz. 
Seykoç Akademi Projemizin 2 temel amacı bulunuyor. 
1) 2004 ten beri alüminyum sektörüne hizmet veriyoruz. Bu sektörde karşılaştığımız sorunlardan en önemlisi, kalifiye ve yetkin çalışan bulmak. Seykoç Akademi Projemizin  öncelikli  amacı, kendi şirketlerimizin ve sektörümüzün bu ihtiyacını gidermek.
2) Alüminyumun,  Türkiye’de kullanım alanı hala çok dar… Avrupa’da kişi başı alüminyum tüketimi 40 kg civarındayken, bu rakam Türkiye’de 15 kg. Bu nedenle, alüminyumu ülkemize ve sanayicimize anlatıp,  alüminyumun bilinirliğini artırmak da öncelikli hedeflerimiz arasında yer buluyor. 

Bu hedefler kapsamında, Gebze Teknik Üniversitesi  (GTÜ) ile aktif çalışma halindeyiz. Kocaeli  Üniversitesi ile  İME (İş yerinde Mühendis Eğitimi)  protokolünü imzaladık. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Kırıkkale Üniversitesi ile Ar-Ge Merkezi kurlumu için temas halindeyiz. 2021’de aktif olarak da çalışacağız. İlerleyen  süreçlerde de farklı üniversitelerle protokoller ve projeler yapmayı planlıyoruz. 
Projenin amacı; nitelikli çalışan yetiştirerek, bilgi düzeyi yüksek çalışan ile daha kaliteli ve güvenirliği yüksek iş potansiyeli oluşturmak. Proje başlangıcında olmamıza rağmen, şu anda hali hazırdaki personellerimizin gelişimi noktasında,  projenin nimetlerinden faydalanmaya başladık diyebiliriz. 5 yıl sonra, firmalarımızın ve sektörün aradığı nitelikli çalışan ihtiyacını, Seykoç Akademi Projesi’nin varlığıyla karşılamak istiyoruz. Bu konuda akla gelen ilk kurum olacağımızı düşünüyoruz.

Son olarak 2021 yılı hedef, plan ve beklentilerinizden bahsedebilir misiniz?
Grup şirketlerinden Sima Alüminyum’u Dilovası İmes OSB’ye taşıyarak; sektörün ihtiyaçlarına göre otomasyonlu, Endüstri 4.0 un gerekliliklerine uygun, uluslararası firmalara hitap eden ve ihracat, yerlileştirme politikası güden küresel bir yapı oluşturmak istiyoruz.