27 Eylül 2022 Salı

BÜNYAMİN HALAÇ

BÜNYAMİN HALAÇ

Pandemi sürecinde sona yaklaşırken
Demir Çelik, Metal İmalat ve Galvanizleme Sektörü analizi

Bünyamin Halaç
GALDER YK Üyesi, Tanıtım Kom. Bşk.
Marmara Siegener Galvaniz AŞ – Satış Pazarlama Koordinatörü


2020 yılının ilk aylarında başlayan Çin kaynaklı Covid-19 salgını tüm dünyada ekonomik ve siyasi pek çok değişikliğe sebep oldu.2 yılın sonunda bugün geldiğimiz nokta itibariyle, tamamen olmasa da salgının artık kontrol altında olduğu söylenebilir.
Peki, bu süreçte başta turizm ve demir çelik sektörü olmak üzere küresel ekonomi, ülkemiz ve özelde galvaniz sektörümüz nasıl etkilendi?
Tabii ki tüm dünya bu süreçten olumsuz bir şekilde etkilendi. Ekonomide taşlar yerinden oynadı. En başta uçuş kısıtlamaları sebebiyle turizm de olumsuzluklar yaşandı. Pek çok ülke kapanma kararı aldı. Rezervasyonlar ertelendi. Üst üste yedi yıl büyüme gösteren turizm faaliyetleri, pandemi nedeniyle durma noktasına gelmiştir. Sektör hala kendini toparlayabilmiş değil. Son zamanlarda ortaya çıkan Ukrayna – Rusya merkezli jeopolitik sorunlar sıkıntıları belirsiz bir geleceğe taşıyor.
Demir Çelik Sektörüne gelince; Küresel ekonomi üzerinde olumsuz etkilere neden olan pandemi birçok iş alanını olduğu gibi demir çelik sektörünü de etkiledi. Tüm dünya da olumsuz gelişmeler yaşanırken Türk Demir Çelik sektörü süreci en az etkilenecek şekilde yaşadı. Sektör ABD ve AB’nin uyguladığı ihracat kotalarına ve pandemiye rağmen 2020’de dünyanın en büyük çelik üreticileri arasında 7’nci sıraya yükseldi, Avrupa’nın da en büyük çelik üreticisi konumuna ulaştı. Sektör, 2021’in ilk 6 ayında da yüzde 20 civarında büyüdü ve ihracat değerini yüzde 50 artırdı.
Dünya Çelik üretimi ve tüketiminde %50 üzeri paya sahip olan Çin pandeminin etkisine rağmen kısa sürede toparlayarak %5.2 civarında büyüme gösterdi. En büyük çelik üretici Çin hariç bakıldığında ise dünyada çelik sektörü 2020 yılında yaklaşık %8 daraldığı gözlemlenmektedir. Bu dönem ABD’nin geçtiğimiz yıla göre üretimi %17 gerilerken, Almanya ise %10’dan fazla daralma yaşamıştı. AB genelinde ise düşüş %12’yi buldu. Diğer büyük çelik üreticileri olan Hindistan ve Japonya da 2020 yılında sırasıyla %10 ve %16 civarında düşüş yaşadı. Pandemide 2020 yılında çelik üretiminde dünya küçülürken büyük üretici ülkelerden Türkiye dahil sadece 5 ülke (Çin, Vietnam, Rusya, İran) büyüme gösterebildi. Diğer büyükler ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Hindistan %10-20 dolaylarında daralma gösterdi. (Burak Yıldırım, KPMG Türkiye)
Bu dönemde Çin’in iç tüketime odaklanıp ihracatını geçmiş yıllara göre düşürmesi ile Türkiye Çin’den boşalan Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya pazarlarına önemli tutarda ihracat gerçekleştirmesine sebep oldu.
Ülkemizde ve dünyadaki Metal İmalat Sektörü de yukarıda yazılan Çelik sektörü ile benzer gelişmeler gösterdi. Çin’in malum sebeplerle (Covid tedbirleri, konteyner krizi, taşıma maliyetleri artışı vb.) tedarik zincirinden kopması metal sektöründe ciddi rakibimiz olan Çin ve Uzakdoğu ile de rekabet şansımızı arttırdı. Bu süreçte özellikle Çin kendi iç pazarını canlandırmak için önceliğini ihracata değil de -teşvik vs. ile- kendi iç piyasasına yöneltti. Bunda ihracat yaptığı ülkeler ile olan ticari ilişkilerinin zayıflaması da etkili oldu.
Hammadde tedarikinde Çin’in nispeten geri çekilmesi ile oluşan boşluğu Türk Demir Çelik ve metal İmalat Sektörü doldurdu. Her ne kadar ABD ve AB ülkeleri kotaları düşürse de özellikle galvanize dayalı metal imalat ürünleri için tercihleri ülkemizden yana oldu. Özellikle Avrupa’da üretim mekanizmaları tıkandı. Salgınla mücadele kapsamında alınan sokağa çıkma yasakları endüstriyel üretimleri azalttı. Emek yoğun işlerde istihdam sıkıntısı bulunan Avrupa ülkeleri Doğu Avrupa ülkelerine yöneldi öncelikle. Ama bu bölgedeki kalifiye eleman sıkıntısı ve ücretlerin orta ve Kuzey Avrupa ülkeleriyle hemen hemen aynı olması bu adımın rantabilitesini düşürdü.
Avrupa ülkeleri, sıra ile önce kendi stokları, sonra doğu Avrupa da ki üretim merkezlerini zorladı. Ve nihayetinde ülkemizin avantajlarını gördü. Çünkü ülkemiz de bu dönemde bizim sektörde (Metal imalat + kaplama) bir durma yaşanmadı. Batı ülkeleri (Amerika dahil) Metal imalat sektörümüzün imalat kalitesinin farkına vardılar. Pandemi sürecinde Avrupa’nın metal sektöründeki tıkanıklığını Türk Metal imalatçılar giderdi. Biz de Galvaniz Sektörü olarak final proseste onlarla tamamlayıcı çalışmalarımızı yürüttük. 
Yüksek kur da bunu destekledi. Sonuçta ihracat yapan metal ürün imalatçılarının hareketliliği arttı, bu bizim sektöre de yansıdı. Özetle galvaniz sektörü pandemi sürecini stabil, hatta iyi denebilecek bir pozisyon ile yürüttü.
Fakat jeopolitik ve makroekonomik anlamda neler yaşanabileceği neyin nasıl etkileneceği belirsiz. Ukrayna-Rusya merkezli yaşanan savaş bir insanlık dramına dönüşme ihtimali sebebiyle çok ciddi endişelere sebep oluyor.
Özetle; Pandemi, Galvaniz Sektörünü çok olumsuz etkilemedi diyebiliriz. Yapılan galvanizli ürünlerin %80 i yurtdışına ihraç edildi. Biz bir ürünün (Metal İmalat) tamamlayıcı alt sektörüyüz. Dolayısıyla yaptığımız iş, dolaylı ihracat olarak kabul edilebilir. Bu anlamda baktığımızda şu tespit önemli;
Türkiye deki metal imalatçıları (dolayısıyla Galvanizcileri) ile ilk defa çalışma şansı bulan yabancı firmalar -lojistik avantaj ve kaliteli üretim sebebiyle- memnuniyetle çalışmalarını ülkemize çevirdiler.  Türk firmaları ise bunu fırsata çevirmeyi bildi. Biz de MSG olarak Pandemi sürecinde ağırlıklı olarak yurtdışına kesintisiz çalıştık.
Galvaniz Sektörü özellikle son 10 -15 yıldır yükseliş trendinde… Bunda benim de kurucu YK üyesi olduğum, tanıtım komitesi koordinatörlüğünü yürüttüğüm derneğimiz GALDER’in çalışmalarının katkısı çok büyük. (www.galder.org.tr) Bu çalışmalara paralel ilgili devlet dairelerinde Sıcak Daldırma Galvaniz’ in (SDG) temaslarımız sayesinde bir takım şartnamelere girmesi (İnşaat iskelelerinin galvanizlenmesi şartının getirilmesi vs. ) sektörün büyümesine çok olumlu katkı sağlıyor
Öte yandan ülkemizin Güneş enerjisi alanında yaptığı ataklar son derece sevindirici. Hem çevreci bir enerji kaynağı hem de ciddi anlamda ülke ekonomisine hareketlilik kazandırıyor.
Bu hareketlilik uzun yıllar sonra Paris İklim Anlaşmasını imzalamamız ve Avrupa Yeşil Mutabakatı (Green Deal) ile çok daha fazla ivme kazanacak.
Korozyon farkındalığı konusunda hem firmamız MSG olarak, hem GALDER olarak Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) ile yakın temas halinde çok verimli çalışmalar yapmaktayız. Uluslararası Korozyon Konferansının ikincisi Mayıs 2022 de İstanbul da yapılacak. Organizasyona GALDER olarak destek vermeye devam edeceğiz.
Ayrıca yine bu sene Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu (YFK) Başkanlığı için metal yapılarla ilgili şartnameler kapsamında, Türk Yapısal Çelik Derneği organizatörlüğünde, GALDER’in de destek verdiği ‘Çelik Yapıların Korozyondan Korunması İşleri Teknik Şartnamesi’ hazırlandı. Şartnamenin yürürlüğe girmesiyle bu alandaki çok büyük bir eksiklik giderilmiş olacak.
Ve son olarak ülkemiz için GALDER’in girişimleriyle tarihi bir öneme sahip Uluslararası Çinko Birliği (IZA) birlikte organize edeceğimiz çinko konferansına ev sahipliği yapacağımızı buradan duyurmak istiyorum. Organizasyon 9-11 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul da yapılacak. Detay için : www.zinc.org/events/  ve www.galder.org.tr  den bilgi edinilebilir.